CMK m. 135 uyarınca iletişimin denetlenmesi tedbirinin uygulanabilmesi için, denetlenecek telefon hattının veya iletişim aracının şüpheli veya sanık adına kayıtlı olması zorunlu bir şart mıdır? Metinde yer alan hukuki analize göre, kanunun bu konudaki yaklaşımını 'mülkiyet' ve 'zilyetlik/kullanım' kavramları üzerinden açıklayınız.
Hayır, CMK m. 135 uyarınca iletişimin denetlenmesi için telefon hattının şüpheli veya sanık adına kayıtlı olması zorunlu bir şart değildir. Sağlanan metindeki analize göre, kanun mülkiyet ilişkisine değil, fiili kullanıma (zilyetliğe) önem vermektedir. CMK m. 135/1'de 'şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi' ibaresi yer almaktadır. Bu ifade, mülkiyeti değil, şüphelinin o iletişim aracını fiilen kullanıyor olmasını esas alır. Nitekim CMK m. 135/2'de '...hakkında bu madde uyarınca tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir' denilerek, sahip ile kullanıcının farklı kişiler olabileceği öngörülmüştür. Suç işleyen kişilerin başkaları adına kayıtlı hatları kullanması sıkça karşılaşılan bir durumdur ve kanun koyucu bu durumu gözetmiştir. Önemli olan, somut delillerle o hattın şüpheli veya sanık tarafından kullanıldığının ortaya konulmasıdır. Dolayısıyla, kullanıcı olarak kimliği bilinen şüpheli veya sanığın varlığı, CMK m. 135'in uygulanması için yeterlidir ve hattın başkası adına kayıtlı olması, tedbir kararı verilmesine engel teşkil etmez. (Bkz: CMK m. 135, sen.av.tr)