Hakaret suçunun mağduru tüzel kişiler olabilirken, failinin sadece gerçek kişiler olabileceği belirtilmektedir. Bir şirketin resmi sosyal medya hesabından, rakip bir şirkete yönelik olarak hakaret içeren bir paylaşım yapılması durumunda, ceza sorumluluğu kime ait olacaktır? 'Tüzel kişilerin cezai sorumluluğunun bulunmaması' ilkesi (TCK m. 20) ve TCK m. 60'taki güvenlik tedbirleri bu durumda nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152798

Bu durum, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'cezaların şahsiliği' ve 'tüzel kişilerin kural olarak cezai sorumluluğunun olmaması' prensiplerinin bir yansımasıdır. TCK m. 20/1, 'Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz' der. TCK m. 20/2 ise 'Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır' hükmünü içerir. Bu ilkeler çerçevesinde, şirketin resmi sosyal medya hesabından yapılan bir hakaret paylaşımında sorumluluk şu şekilde belirlenir: 1. **Failin Belirlenmesi (Gerçek Kişi Sorumluluğu):** Ceza sorumluluğu tüzel kişiliğe (şirkete) ait olamaz. Sorumluluk, suçu işleyen 'gerçek kişiye' aittir. Soruşturma makamları, hakaret içerikli paylaşımı kimin yaptığını veya yapılması talimatını kimin verdiğini tespit etmekle yükümlüdür. Bu kişi, şirketin sosyal medya yöneticisi, pazarlama müdürü, genel müdürü veya yönetim kurulu üyesi olabilir. Suçu işlediği tespit edilen bu gerçek kişi, TCK m. 125 uyarınca hakaret suçunun faili olarak yargılanır ve cezalandırılır. 2. **Tüzel Kişiye Uygulanacak Güvenlik Tedbirleri (TCK m. 60):** Tüzel kişilere ceza verilemese de, suçun o tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde ve yararına işlenmesi durumunda, kanun onlara yönelik özel 'güvenlik tedbirleri' öngörmüştür. TCK m. 60'a göre, bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin katılımıyla ve tüzel kişinin yararına bir suç işlenirse, tüzel kişilik hakkında 'iznin iptaline' veya 'müsadereye' (suçtan elde edilen veya suçta kullanılan eşyanın mülkiyetinin devlete geçirilmesi) hükmedilebilir. Somut olayda, hakaret suçunun işlenmesiyle şirketin bir 'yarar' elde ettiği (örneğin rakibini karalayarak haksız rekabet avantajı sağladığı) kabul edilirse, mahkeme, gerçek kişi faili cezalandırmanın yanı sıra, TCK m. 60'taki şartların oluşması halinde tüzel kişilik hakkında da bir güvenlik tedbirine (örneğin suçta kullanılan bilgisayarların müsaderesi gibi, ancak iznin iptali bu suç için orantısız olur) karar verebilir. Ancak uygulamada hakaret suçu için tüzel kişiliğe güvenlik tedbiri uygulanması nadirdir. Asıl sorumluluk, fiili gerçekleştiren gerçek kişidedir.