7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle, işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonraki döneme ilişkin rekabet yasağını ihlal etmesinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme konusunda yaşanan tereddüt nasıl çözümlenmiştir? Bu değişikliğin öncesinde ve sonrasında görevli mahkemenin neden farklılaştığını, TTK ve İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri arasındaki ilişkiyi analiz ederek açıklayınız.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 25.10.2017'de yürürlüğe girmesi, iş sözleşmesi sona erdikten sonraki rekabet yasağı uyuşmazlıklarında görevli mahkeme konusundaki tartışmaları büyük ölçüde sona erdirmiştir. **Değişiklik Öncesi Durum ve Tartışma:** 7036 sayılı Kanun öncesinde, bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tartışmalıydı: - Bir görüşe göre, iş sözleşmesi sona erdiği için uyuşmazlık artık bir 'iş ilişkisi'nden değil, bağımsız bir 'rekabet yasağı sözleşmesi'nden kaynaklanıyordu. TTK m. 4, Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin hükümlerinden (o dönemdeki BK m. 348 vd.) doğan davaları 'ticari dava' olarak saydığı için, bu davalara bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu savunuluyordu. - Diğer görüş ise, rekabet yasağı sözleşmesinin temelinde bir hizmet sözleşmesi yattığını ve bu nedenle uyuşmazlığın iş hukukundan kaynaklandığını, görevli mahkemenin İş Mahkemesi olması gerektiğini savunuyordu. Yargıtay'ın uygulaması bu dönemde istikrarlı değildi ve genellikle ticari mahkemeyi görevli sayma eğilimindeydi. **7036 Sayılı Kanun Sonrası Durum ve Çözüm:** 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi, görev tanımını çok geniş ve net bir şekilde yapmıştır. Maddeye göre, '...6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıkları' İş Mahkemelerinde görülür. Bu düzenlemenin analizi şöyledir: 1. **Açık Atıf:** Kanun, TBK'daki hizmet sözleşmelerine (ki rekabet yasağı da bu bölümde yer alır) açıkça atıf yapmıştır. 2. **'İş İlişkisi Nedeniyle' İfadesi:** Rekabet yasağı sözleşmesi, varlığını ve anlamını tamamen taraflar arasındaki 'iş ilişkisi'ne borçludur. İş ilişkisi olmasaydı böyle bir sözleşme yapılamazdı. Dolayısıyla, sözleşme sona erdikten sonra ortaya çıksa bile, uyuşmazlık 'iş ilişkisi nedeniyle' doğmuş sayılır. 3. **Özel Kanun - Genel Kanun İlişkisi:** İş Mahkemeleri Kanunu, iş uyuşmazlıkları için çıkarılmış 'özel' bir kanundur. TTK ise ticari uyuşmazlıklar için 'genel' bir görev kuralı içerir. Özel kanun olan İş Mahkemeleri Kanunu'ndaki bu net görev tanımı, TTK'daki genel kuralı bu tür uyuşmazlıklar için ilga etmiş veya istisnasını oluşturmuştur. Metinde de belirtildiği gibi, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de bu değişikliğe paralel olarak içtihadını değiştirmiş ve 'iş sözleşmesinin sona erip ermesine bakılmaksızın' rekabet yasağına ilişkin tüm davalarda görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğuna karar vererek önceki kararlarından dönmüştür. Bu, hukuki belirliliği sağlayan önemli bir gelişmedir.