Kiralananın ihtiyaç sebebiyle tahliyesi davasında (TBK m. 350), davacının dava dilekçesinde belirttiği ihtiyaç sebebini (örneğin 'market açacağım') yargılama sırasında 'ıslah' yoluyla başka bir sebeple (örneğin 'tekstil atölyesi kuracağım') değiştirmesi mümkün müdür? Yargıtay'ın, mevcut bir tahliye nedenine (örn: temerrüt) ıslah yoluyla ikinci bir neden (örn: ihtiyaç) eklenemeyeceği yönündeki içtihadı ile bu durum nasıl bağdaştırılabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152763

Evet, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, ihtiyaç sebebiyle tahliye davasında, davacının başlangıçta belirttiği ihtiyaç sebebini yargılama sırasında değiştirmesi mümkündür ve bu değişiklik genellikle ıslah yoluyla yapılır (Bkz: Yarg. 6. HD., E. 2002/4566 K. 2002/4697 T. 08.07.2002). Bu durum, HMK'daki ıslah kurumunun amacına uygundur; zira ıslah, tarafların iddia ve savunmalarını bir defaya mahsus değiştirmesine olanak tanır. Burada dava sebebi olan 'ihtiyaç' olgusu sabit kalmakta, sadece ihtiyacın niteliği (ne tür bir iş yapılacağı) değişmektedir. Bu durum, Yargıtay'ın 'mevcut bir tahliye nedenine ıslahla ikinci bir neden eklenemez' şeklindeki içtihadıyla çelişmez. İki durum arasında temel bir fark vardır: 1. **İhtiyaç Sebebinin Değiştirilmesi:** Bu durumda, davanın hukuki sebebi (TBK m. 350'deki ihtiyaç) aynı kalmaktadır. Davacı, 'ihtiyaç nedeniyle tahliye' talebini sürdürmekte, sadece bu ihtiyacın somut tezahürünü (market yerine tekstil) değiştirmektedir. Bu, dava sebebinin tamamen değiştirilmesi veya yeni bir dava eklenmesi anlamına gelmez, mevcut dava sebebinin açıklanması veya değiştirilmesidir. Dava, niteliğini korumaktadır. 2. **Yeni Bir Tahliye Nedeni Eklenmesi:** Temerrüt (kira borcunun ödenmemesi) nedeniyle açılmış bir tahliye davasının hukuki sebebi TBK m. 315 veya m. 352/2'dir. Bu davaya, hukuki sebebi tamamen farklı olan 'ihtiyaç nedeniyle tahliye' (TBK m. 350) talebinin eklenmesi, 'davaların birleştirilmesi' veya 'yeni bir dava açma' niteliğindedir. Islah kurumu, mevcut bir davaya tamamen farklı bir hukuki sebebe dayanan ikinci bir dava ekleme aracı değildir (Bkz: Yarg. 6. HD., E. 2007/4511 K. 2007/5947 T. 14.05.2007). Bu, dava konularının çoğaltılması yasağına aykırı olur. Sonuç olarak, birinci durumda mevcut dava sebebi ıslah edilirken, ikinci durumda mevcut davaya yeni bir dava eklenmeye çalışılmaktadır ki usul hukuku buna izin vermez.