Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru üzerine verdiği bir hak ihlali kararı, 2577 sayılı İYUK m. 53'te sayılan yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında açıkça yer almamaktadır. Buna rağmen, Danıştay 5. Dairesi'nin 2019/3540 E., 2020/2386 K. sayılı kararında, AYM'nin tazminata hükmedip yeniden yargılama kararı vermediği bir durumda dahi, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmesi gerektiğine hükmetmesinin hukuki dayanağı nedir?
Danıştay 5. Dairesi'nin bu kararı, yargılamanın yenilenmesi kurumunu, Anayasa'nın 153. maddesindeki 'Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı' ilkesi ve temel hakların etkin korunması perspektifinden genişletici bir yorumla ele almaktadır. Kararın hukuki dayanağı, İYUK m. 53/1-h bendinin kıyasen uygulanmasıdır. İYUK m. 53/1-h, 'tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesi' durumunu bir yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak sayar. Geleneksel yorumda bu, aynı konuda çelişen iki mahkeme kararı (örneğin iki idare mahkemesi veya bir idare mahkemesi ile bir Danıştay kararı) olarak anlaşılır. Ancak Danıştay 5. Dairesi, bu hükmü daha geniş yorumlamıştır. Somut olayda, idare mahkemesi, Adalet Müfettişinin iletişim dinleme talebinin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi ise daha sonra, aynı eylemin 'kanunilik' unsurunu taşımadığı için temel bir hak olan haberleşme hürriyetini ihlal ettiğine karar vermiştir. Bu iki karar arasında açık bir çelişki bulunmaktadır. AYM kararı, idari işlemin ve dolayısıyla idare mahkemesi kararının temelindeki hukuki varsayımı ortadan kaldırmıştır. Danıştay, AYM'nin bir 'yüksek mahkeme' olduğunu ve kararının tüm yargı organlarını bağladığını dikkate alarak, AYM'nin ihlal kararını İYUK m. 53/1-h kapsamında 'önceki ilamın hükmüne aykırı yeni bir karar' olarak nitelendirmiştir. AYM'nin yeniden yargılamaya hükmetmemiş olması, bu yorumu engellememektedir. Çünkü AYM, 6216 sayılı Kanun m. 50 uyarınca ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırma yollarından birini (tazminat) seçmiş olsa da, bu durum, idari yargı yerinin kendi usul kanunundaki bir imkanı (yargılamanın yenilenmesi) kullanarak ihlalin asıl kaynağı olan hukuka aykırı kararı ortadan kaldırmasına engel teşkil etmez. Bu yorum, hak ihlallerinin giderilmesinde etkinliği artırmayı amaçlayan bir yaklaşımdır.