CMK m. 140 kapsamında yürütülen bir teknik izleme sırasında, şüphelinin, soruşturma konusu olan katalog suçla ilgili olarak yaptığı telefon görüşmeleri de kayda alınırsa, bu telefon görüşmesi kayıtları delil olarak kullanılabilir mi? Bu durumda CMK m. 135 (iletişimin denetlenmesi) kararı ayrıca gerekli midir?
Bu durum, hukukta 'gri alan' olarak nitelendirilebilecek karmaşık bir konudur. Kural olarak, telefon görüşmelerinin dinlenmesi ve kayda alınması, daha özel ve sıkı şartlara bağlanmış olan CMK m. 135'e göre, ayrı bir 'iletişimin denetlenmesi' kararı ile mümkündür. CMK m. 140'taki teknik izleme, ortamdaki 'ses veya görüntü kaydı' almayı kapsar, doğrudan bir iletişim hattına girerek dinleme yapmayı kapsamaz. Ancak, teknik izleme sırasında, şüphelinin telefonla konuşurken hoparlörü açması ve bu nedenle ortamdaki sesin kayda alınması durumunda, bu kayıt 'teknik izleme' kapsamında elde edilmiş bir delil olarak değerlendirilebilir. Fakat, doğrudan telefon hattının dinlenmesi şeklinde bir işlem yapılmışsa, bu CMK m. 135'in alanına girer ve bu maddeye göre alınmış bir karar yoksa, elde edilen delil hukuka aykırı olur. Dolayısıyla, delilin elde ediliş yönteminin teknik detayı, hukuka uygunluğunu belirleyecektir. (Kaynak: teknik-araclarla-izlemede-tesadufen-elde-edilen-delillerin-akibeti)