Bir ikale sözleşmesinde, işçiye yasal haklarına ek olarak 4 aylık maaşı tutarında ek bir ödeme yapılmış, ancak sözleşmeye 'işçinin, işverenin aleyhine herhangi bir yasal müracaat yapması ve bir tazminat kazanması halinde, kendisine ödenen bu ek bedeli faiziyle birlikte iade edeceği' yönünde bir 'cezai şart' konulmuştur. Bu tür bir cezai şart geçerli midir?
Bu tür bir cezai şartın geçerliliği, Borçlar Hukuku'nun genel ilkeleri ve iş hukukunun işçiyi koruyucu ruhu çerçevesinde tartışmalıdır. Kural olarak, taraflar sözleşme özgürlüğü kapsamında cezai şart kararlaştırabilirler. Ancak, bu şartın amacı, işçinin yasal hak arama özgürlüğünü (Anayasa m. 36) orantısız bir şekilde kısıtlamak veya caydırmak ise, bu durum ahlaka (adaba) aykırı veya gabin (aşırı yararlanma) olarak değerlendirilebilir. Yargıtay, bu tür kayıtları incelerken, işçinin gerçekten serbest iradesiyle mi hareket ettiğini ve menfaat dengesinin korunup korunmadığını titizlikle değerlendirir. Eğer işçiye sağlanan 'makul yarar' (4 aylık maaş), onun feragat ettiği potansiyel haklara (örneğin daha yüksek bir iş güvencesi tazminatı) göre çok düşük kalıyorsa ve bu cezai şart, işçiyi fiilen dava açmaktan alıkoyuyorsa, mahkeme bu cezai şart hükmünü, aşırı nitelikte bularak (TBK m. 182) indirebilir veya tamamen geçersiz sayabilir. (Kaynak: is-sozlesmesinin-ikale-yoluyla-feshi)