Bir trafik kazasında, bir sürücünün yola aniden fırlayan bir çocuğa çarpmamak için direksiyonu kırarak park halindeki bir araca çarpması ve zarar vermesi, ceza ve hukuk sorumluluğu açısından nasıl değerlendirilir?
Bu durum, ceza hukuku açısından TCK m. 25/2'de düzenlenen 'zorunluluk hali' (ıztırar hali) kapsamında değerlendirilir. Sürücü, kendisinin veya başkasının (çocuğun) hakkına (yaşam hakkı, vücut bütünlüğü) yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeden (çocuğa çarpma tehlikesi) kurtulmak için, bu tehlikeyle orantılı olarak daha az değerli bir hakka (üçüncü kişinin malvarlığı hakkı) zarar vermiştir. Bu nedenle sürücünün eyleminde kusur bulunmadığı kabul edilir ve taksirle mala zarar verme suçundan (eğer şikayet varsa) hakkında CMK m. 223/3-c uyarınca 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı verilir. Hukuk sorumluluğu açısından ise, sürücü, TBK m. 64 uyarınca, verdiği zararı 'hakkaniyet gereğince' tazmin etmekle yükümlü olabilir. Hâkim, sürücünün durumu, zararın miktarı ve diğer tüm koşulları değerlendirerek bir tazminata hükmedebilir veya hiç hükmetmeyebilir. Sürücü, ödediği tazminatı, tehlikenin asıl kaynağı olan çocuğun veli/vasisine rücu edebilir. (Kaynak: ceza-verilmesine-yer-olmadigi-karari, trafik-kazasi-kusur-orani-tespiti'nden türetilmiştir.)