TCK m. 155'te düzenlenen 'güveni kötüye kullanma' suçu, 657 sayılı DMK'da memuriyete engel bir suç olarak sayılırken, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m. 8/h'de nasıl yer almaktadır? Bu iki düzenleme arasında bir fark var mıdır?
Evet, önemli bir fark vardır. 657 sayılı DMK m. 48/A-5, 'güveni kötüye kullanma' suçundan mahkumiyeti, cezanın süresine bakılmaksızın memuriyet için mutlak bir engel olarak saymıştır. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m. 8/h ise, hakim ve savcı adaylığına engel suçları sayarken, bu suçu '...zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı bir suçtan...' şeklinde, 'yüz kızartıcı suç' nitelemesi altında ve 'inancı kötüye kullanma' ifadesiyle yer vermiştir. 'İnancı kötüye kullanma' ve 'güveni kötüye kullanma' benzer kavramlar olsa da, DMK'daki sayım daha net ve mutlaktır. Hâkimler ve Savcılar Kanunu'ndaki 'gibi' ifadesi ve 'yüz kızartıcı' nitelemesi, daha yoruma açık bir alan bırakmaktadır. Ancak uygulamada, güveni kötüye kullanma suçu genellikle bu kapsamda değerlendirilerek hakim ve savcılığa engel kabul edilir. (Kaynak: yuz-kizartici-suclar-nelerdir)