657 sayılı DMK m. 48/A-5'e göre, kasten işlenen bir suçtan dolayı 'bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına' mahkum olmamak memuriyet şartıdır. Sanık, 1 yıl 2 ay hapis cezası almış, ancak bu cezası TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına çevrilmiştir. Bu kişi memur olabilir mi?
Bu konu Danıştay kararlarında tartışmalıdır, ancak genel eğilim memuriyete engel olduğu yönündedir. TCK m. 50/5, 'Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir' dese de, Danıştay, DMK'daki düzenlemenin özel bir şart olduğunu ve burada 'hapis cezasına mahkumiyet' olgusunun esas alındığını belirtmektedir. Yani, hükmün aslında bir hapis cezası olması ve bunun sonradan çevrilmesi, 'bir yıldan fazla hapis cezasına mahkum olma' gerçeğini ortadan kaldırmaz. Danıştay, memuriyetin gerektirdiği güven ve itibar açısından, suçun niteliği ve kanunda öngörülen asli cezasının hapis olması olgusuna daha fazla önem vermektedir. Dolayısıyla, hükmedilen hapis cezası bir yıldan fazla ise, bu ceza adli para cezasına çevrilmiş olsa bile, kişinin memur olmasına engel teşkil edeceği yönündeki görüş daha baskındır. (Kaynak: yuz-kizartici-suclar-nelerdir, genel hukuk bilgisi ile birleştirilmiştir.)