Bir sanık hakkında hem CMK m. 146 uyarınca 'zorla getirme' kararı hem de CMK m. 98 uyarınca 'yakalama emri' düzenlenebilir. Bu iki koruma tedbiri arasındaki temel farklar nelerdir? Uygulamada hangi durumlarda biri diğerine tercih edilir?
İki tedbir arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Amaç ve Sonuç: Zorla getirmenin amacı, şüpheli/sanığı sadece ifade veya sorgu için belirli bir süreliğine hâkim/savcı önüne getirmektir. İşlem bitince kişi serbest kalır. Yakalama emrinin amacı ise, kişiyi yakalayıp hâkim/savcı önüne getirmek ve genellikle sonrasında tutuklama gibi daha ağır bir tedbirin değerlendirilmesidir. 2) Süre: Zorla getirme, yol süresi hariç en geç 24 saat içinde yetkili merci önüne çıkarmayı gerektirir ve işlemle sona erer. Yakalama ise, yakalanan kişinin yine 24 saat içinde hakim önüne çıkarılmasını gerektirir ancak bu süreç tutuklamayla devam edebilir. 3) Uygulama: Zorla getirme, genellikle usulüne uygun çağrıya uymayan ancak kaçma şüphesi zayıf olan kişiler için daha orantılı bir tedbirdir. Yakalama emri ise, kaçma şüphesi olan, delilleri karartma tehlikesi bulunan veya çağrı yapılamayan daha ağır durumlarda tercih edilir. Yakalama, zorla getirmeye göre daha ağır ve sonuçları daha ciddi bir koruma tedbiridir. (Kaynak: cmk-madde-146-zorla-getirme, cmk-madde-146-zorla-getirme/gerekce)