İkale sözleşmesinde, işçinin kıdem ve ihbar tazminatlarına ek olarak 'iş güvencesine yakın bir miktarda tazminat ödenmesi'nin, Yargıtay tarafından 'ikale sözleşmesine duyulan inancı pekiştireceği' yönündeki ifadesi ne anlama gelmektedir?
Bu ifade, Yargıtay'ın ikale sözleşmelerine yönelik şüpheci yaklaşımını ve bu şüpheyi ortadan kaldıracak objektif bir kriter arayışını yansıtmaktadır. Yargıtay, işverenlerin, işçinin bilgisizliğinden veya çaresizliğinden faydalanarak, işe iade davası ve iş güvencesi tazminatı gibi haklarını bertaraf etmek amacıyla ikaleyi bir araç olarak kullanmasından endişe duymaktadır. İşverenin, yasal zorunluluklarının ötesinde, işçinin iş güvencesinden feragat etmesinin karşılığı olarak, işe başlatmama tazminatına yakın (4-8 aylık ücret) bir ek ödeme yapması, bu işlemin gerçekten bir 'anlaşma' olduğunu, işçinin iradesinin fesada uğratılmadığını ve işverenin kötü niyetli olmadığını gösteren güçlü bir karine olarak kabul edilir. Bu durum, sözleşmenin geçerliliğine olan 'inancı pekiştirir' ve mahkemenin, sözleşmenin bir hile veya baskı sonucu imzalanmadığı yönündeki kanaatini güçlendirir. (Kaynak: is-sozlesmesinin-ikale-yoluyla-feshi, Yargıtay 9.HD. 2015/33603 K.)