Anayasa Mahkemesi'nin TMK m. 187'yi iptal etme kararından önce, bir kadın evlilik birliği içinde sadece kendi bekarlık soyadını kullanmak için dava açtığında, Yargıtay bu talebi hangi hukuki gerekçeye dayanarak kabul ediyordu?
AYM'nin iptal kararından önce, Yargıtay, bu tür talepleri Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrasına dayanarak kabul ediyordu. Bu fıkra, 'Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.' şeklindedir. Yargıtay, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) gibi uluslararası sözleşmelerin, soyadı konusunda kadın ve erkek arasında eşitliği öngördüğünü, TMK m. 187'nin ise bu eşitliğe aykırı olduğunu belirtiyordu. Dolayısıyla, iç hukuk (TMK m. 187) ile uluslararası sözleşme arasında bir çatışma olduğu için, Anayasa m. 90 gereğince uluslararası sözleşme hükümlerinin doğrudan uygulanması gerektiğine karar veriyor ve kadının talebini kabul ediyordu. (Kaynak: bosanmadan-sonra-soyadi-degisikligi-nasil-yapilir)