Anayasa Mahkemesi'nin *Hüseyin Sezer* kararında, bir zabıt katibinin gizli bir soruşturma dosyasının fotokopisini çekip avukata verdiği iddiasıyla ceza davasında delil yetersizliğinden beraat etmesine rağmen, disiplin makamının aynı eylemi 'sabit' kabul ederek memurluktan çıkarma cezası vermesini masumiyet karinesinin ihlali saymasının sebebi nedir? İdare mahkemesi, ceza mahkemesinin 'delil yetersizliği' sonucunu nasıl yorumlamalıydı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152176

AYM'nin ihlal kararı vermesinin sebebi, disiplin makamının ve bu kararı onayan idare mahkemesinin, gerekçelerinde 'dava dosyasına sunulan belgeler ile sabit olan ... fiilinin' şeklindeki ifadelerle, ceza mahkemesinin delilleri yetersiz bularak ulaştığı 'fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı' sonucunu yok saymasıdır. İdare mahkemesi, ceza mahkemesinin şüpheye düştüğü bir konuda, aynı delillere dayanarak fiilin 'sabit' olduğuna dair kesin bir yargıda bulunmuş ve beraat kararını anlamsız kılmıştır. AYM'ye göre idare mahkemesi, fiilin sübutuna ilişkin ceza mahkemesinin kanaatinin aksini iddia etmek yerine, fiilin sübut bulduğunu varsaymaksızın, kişinin eyleminin (örneğin mesai saatleri dışında adliyede bulunmasının) memuriyetin gerektirdiği güven ve itibarla bağdaşıp bağdaşmadığı gibi disiplin hukukuna özgü farklı bir değerlendirme yapmalıydı. Fiilin işlendiğini kesin bir dille ifade etmesi, beraat kararının sorgulanması anlamına gelmiş ve masumiyet karinesini ihlal etmiştir. (Kaynak: anayasa-mahkemesi-ictihadinda-beraat-kararinin-disiplin-hukukuna-etkisi)