Boşanma davasında, tarafların müşterek çocuğunun velayetinin kime verileceği belirlenirken, eşlerden birinin aldatma (zina) eylemi tek başına belirleyici bir kriter midir? Hâkim, velayet kararını verirken hangi temel ilkeyi gözetmek zorundadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152153

Hayır, aldatma eylemi tek başına belirleyici bir kriter değildir. Velayet, kamu düzenine ilişkin bir konu olup, bu konuda karar verilirken hâkimin gözetmek zorunda olduğu tek ve temel ilke 'çocuğun üstün yararı'dır. Aldatma, eşler arasındaki sadakat yükümlülüğünün ihlali olup, doğrudan ebeveynlik görevlerinin kötü yapıldığı anlamına gelmez. Hâkim, aldatan eşin bu eyleminin çocuğun psikolojisi, bakımı, eğitimi ve güvenliği üzerinde olumsuz bir etkisi olup olmadığını değerlendirir. Eğer aldatma eylemi, çocuğun üstün yararını zedeleyen bir durum yaratmıyorsa (örneğin çocuk bu olaya tanık olmamış, anne/baba ebeveynlik görevlerini ihmal etmiyorsa), aldatan eşe de velayet verilebilir. Hâkim; çocuğun yaşı, cinsiyeti, kardeşleriyle ilişkisi, ebeveynlerin yaşam koşulları, çocuğa sunacakları imkanlar ve çocuğun (idrak yaşındaysa) kendi görüşü gibi birçok faktörü bir arada değerlendirerek çocuğun üstün yararına en uygun kararı verir. (Kaynak: aldatma-zina-sebebiyle-bosanma-davasi)