Devlet Memurları Kanunu m. 48/A-5, memuriyete engel suçları sayarken '...güveni kötüye kullanma...' suçuna yer vermiştir. Buna karşılık Avukatlık Kanunu m. 5/a, avukatlığa engel suçları sayarken bu suça yer vermemiştir. Bu farklılığın pratik sonucu nedir? Güveni kötüye kullanma suçundan mahkum olan bir kişi memur olabilir mi? Peki avukat olabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152141

Bu farklılığın pratik sonucu, güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetin memuriyet için mutlak bir engel teşkil ederken, avukatlık için tek başına bir engel oluşturmamasıdır. DMK m. 48/A-5'te bu suç açıkça sayıldığı için, güveni kötüye kullanma suçundan (cezası ne olursa olsun) mahkum olan bir kişi, affa uğrasa bile devlet memuru olamaz. Avukatlık Kanunu m. 5/a'da ise bu suç sayılmamıştır. Bu nedenle, güveni kötüye kullanma suçundan mahkum olan bir kişinin avukat olup olamayacağı, aldığı cezanın süresine göre belirlenir. Eğer kişi, bu suçtan dolayı 'iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına' mahkum olmuşsa avukat olamaz. Ancak iki yıl veya daha az bir hapis cezası almışsa (veya cezası adli para cezasına çevrilmişse), bu mahkumiyet tek başına avukatlığa engel teşkil etmez. (Kaynak: yuz-kizartici-suclar-nelerdir)