Kısıtlı (vesayet altında) olan bir sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın kendisine değil de vasisine tebliğ edilmesi geçerli bir tebligat mıdır? Temyiz hakkının niteliğini ve ilgili kanun maddelerini dikkate alarak Yargıtay'ın bu konudaki görüşünü açıklayınız.
Hayır, geçerli bir tebligat değildir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2015/9070 E. sayılı kararına göre, temyiz hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Her ne kadar Tebligat Kanunu m. 11, kanuni temsilcisi bulunanlara tebligatın temsilciye yapılacağını düzenlese de, ceza yargılamasında sanığın hakları açısından durum farklılık gösterebilir. Özellikle sanığın özgürlüğünü ilgilendiren bir karara karşı kanun yoluna başvurma hakkı, doğrudan sanığın kendisine aittir. Bu nedenle, vekili olmayan kısıtlı sanığın yokluğunda verilen kararın bizzat kendisine (cezaevindeyse usulüne uygun olarak kendisine) tebliğ edilmesi gerekir. Sadece vasisine yapılan tebligat, temyiz gibi şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanımını başlatmak için yeterli ve geçerli değildir. Bu tebligat usulsüzdür ve süreleri başlatmaz. (Kaynak: cmk-madde-37-tebligat-usulleri)