İnterpol Kırmızı Bülten çıkarma talebinin, İnterpol Anayasası'nın 3. maddesinde yer alan 'Teşkilatın politik, askeri, dini ve ırki karakterli faaliyetlerde bulunması ve bunlara müdahale etmesi tamamıyla yasaklanmıştır' ilkesine aykırı olduğu nasıl ispatlanabilir? Bu ilkenin ihlali iddiası, bültenin kaldırılması talebinde nasıl bir rol oynar?
Bu ilkeye aykırılığın ispatı, genellikle talebin görünürdeki adli niteliğinin ardında yatan gerçek amacın ortaya konulmasıyla mümkündür. İspat için şu tür delil ve argümanlar kullanılabilir: 1) İsnat edilen suçun (örneğin terör, devlete karşı suçlar) aslında kişinin siyasi muhalif kimliği, etnik kökeni, dini inancı veya ifade özgürlüğünü kullanması nedeniyle yapay olarak kurgulandığının gösterilmesi. 2) Talep eden ülkedeki yargı sisteminin bağımsız olmadığı, siyasi otoritenin baskısı altında olduğu ve muhalifleri bastırmak için bir araç olarak kullanıldığına dair uluslararası raporlar (BM, Avrupa Konseyi, Af Örgütü raporları vb.). 3) Aynı suçtan veya benzer durumlardan yargılanan diğer kişilerin siyasi profilleri. 4) Kişinin iadesi halinde adil yargılanma hakkının ihlal edileceğine dair somut kanıtlar. Bu ilkenin ihlali, Kırmızı Bültenin kaldırılması taleplerinde en temel ve en etkili argümanlardan biridir. Zira bu durum, bültenin İnterpol'ün kuruluş amacına ve temel prensiplerine aykırı olarak kötüye kullanıldığı anlamına gelir ve CCF'nin (Dosyaların Kontrolü Komisyonu) bülteni iptal etmesi için güçlü bir gerekçe oluşturur. (Kaynak: interpol-kirmizi-bulten)