Sosyal medya üzerinden işlenen 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama' suçu (TCK m. 216) ile 'Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Aşağılama' suçu (TCK m. 301) arasındaki temel farklar nelerdir? Soruşturma usulü açısından aralarında nasıl bir fark bulunmaktadır?
İki suç arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Korunan Hukuki Değer ve Konu: TCK m. 216, toplumun farklı kesimleri (sınıf, ırk, din, mezhep vb.) arasındaki barışı ve kamu güvenliğini korumayı hedefler. Suçun konusu, halkın bir kesiminin diğer bir kesimine karşı kışkırtılması veya aşağılanmasıdır. TCK m. 301 ise, doğrudan doğruya Devletin manevi şahsiyetini ve egemenlik unsurlarını (Türk Milleti, TBMM, Hükümet, yargı organları) korur. Suçun konusu bu kurum ve değerlerin aşağılanmasıdır. 2) Tehlike Şartı: TCK m. 216'nın birinci fıkrasındaki tahrik suçunun oluşması için 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması' şartı aranırken, TCK m. 301'de böyle bir somut tehlike şartı yoktur, aşağılamanın alenen yapılması yeterlidir. 3) Soruşturma Usulü: TCK m. 216'daki suçların soruşturması re'sen yapılır. TCK m. 301'deki suçtan dolayı soruşturma yapılması ise 'Adalet Bakanının iznine' bağlıdır (TCK m. 301/4). Bu, en temel usuli farktır. (Kaynak: sosyal-medya-suclari)