5271 sayılı CMK'nın 37. maddesi uyarınca tebligatlar Tebligat Kanunu'na göre yapılır. Sanığın ikametgah adresi olarak görünen yerde fiilen oturmadığı, bu durumun posta memuru ve kolluk araştırmasıyla sabit olduğu bir dosyada, mahkemenin bu adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapması usulüne uygun mudur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152112

Hayır, usulüne uygun değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2010/4-199 E., 2010/249 K. sayılı kararına göre, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin (adres değişikliğini bildirmeme halinde eski adrese tebligat) uygulanabilmesi için, öncelikle o adrese daha önce usulüne uygun ve geçerli bir tebligat yapılmış olması şarttır. Somut olayda, sanığın o adreste hiç oturmadığı ve daha önce o adrese geçerli bir tebligat yapılmadığı sabit olduğundan, m. 35'in uygulanma koşulları oluşmamıştır. Mahkemenin, sanığın soruşturma aşamasında belirttiği ancak hiç oturmadığı anlaşılan bir adrese, bu durumu bilmesine rağmen ısrarla m. 35'e göre tebligat yapması usulsüzdür. Bu şekilde yapılan tebligat geçersiz olup, kanun yolu sürelerini başlatmaz. (Kaynak: cmk-madde-37-tebligat-usulleri)