Bir ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü veya tutukluya yapılacak tebligatın usulü nasıldır? Tebligatın doğrudan cezaevi müdürüne veya idare memuruna yapılması geçerli midir? Hükümlü veya tutuklunun kısıtlı olup olmamasının tebligat usulüne etkisini ve CMK m. 35'in getirdiği ek yükümlülüğü açıklayınız.
Tebligat Kanunu m. 19 ve Tebligat Yönetmeliği m. 28'e göre, ceza infaz kurumundaki tutuklu ve hükümlüye tebligat, kurum müdürü veya bu işle görevlendirilen memurun gözetiminde doğrudan doğruya muhatabın kendisine yapılır. Tebligatın doğrudan kurum müdürüne veya idare memuruna yapılması usulsüzdür ve tebligatı geçersiz kılar (Yarg. 10. CD., E. 2006/7353). Hükümlü veya tutuklu, TMK m. 407 uyarınca (yeni düzenleme ile) isteği üzerine veya 5 yıldan fazla cezası varsa gerekli görülmesi halinde kısıtlanmışsa, tebligatın kendisine değil, atanan vasisine yapılması gerekir (Tebligat Kanunu m. 11). Ayrıca, tebliğ edilen evrak bir mahkeme kararı ise, CMK m. 35/3 uyarınca sadece evrakın teslimi yeterli olmayıp, kararın ilgiliye 'okunup anlatılması' da bir geçerlilik şartıdır. Bu yapılmazsa tebligat yine usulsüz olur (Yarg. 10. CD., E. 2023/12071). (Kaynak: tutuklu-ve-hukumlu-kisilere-tebligat-usulu)