Zina (aldatma) sebebine dayalı bir boşanma davasında, Yargıtay içtihatlarına göre eşlerden birinin karşı cinsten biriyle telefonda mesajlaşması veya aynı arabaya binmesi, zinanın varlığını ispat için yeterli midir? Bu tür eylemlerin hukuki niteliği nedir ve boşanma davasında nasıl bir delil değeri taşır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152068

Yargıtay içtihatlarına göre, eşlerden birinin karşı cinsten biriyle mesajlaşması veya aynı araca binmesi gibi davranışlar, tek başlarına zinanın, yani cinsel birlikteliğin varlığını ispatlamak için yeterli değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2008/20278 E. 2010/1423 K. sayılı kararında bu durum açıkça belirtilmiştir. Bu tür eylemler 'zina' olarak kabul edilmese de, evlilik birliği içerisindeki sadakat yükümlülüğünü ihlal eden, 'güven sarsıcı davranış' niteliğindedir. Bu nedenle, bu deliller zina (TMK m. 161 - özel boşanma sebebi) sebebine dayalı davanın ispatı için yetersiz kalsa da, 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması' (TMK m. 166 - genel boşanma sebebi) nedenine dayalı bir boşanma davasında davalının kusurlu olduğunu ispatlamaya yarayan önemli bir delil teşkil eder. (Kaynak: aldatma-zina-sebebiyle-bosanma-davasi)