657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde yapılan değişiklikle 'yüz kızartıcı suçlar' deyiminin kaldırılıp, suçların ismen sayılması yoluna gidilmesinin temel sebebi nedir? Bu değişikliğe rağmen, Anayasa ve diğer özel kanunlarda hala 'yüz kızartıcı suçlar' tabirinin yer almasının yarattığı hukuki durumu ve bu kavramın belirsizliğinin getirdiği eleştirileri tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152066

DMK m. 48'den 'yüz kızartıcı suçlar' deyiminin kaldırılmasının temel sebebi, bu kavramın son derece sübjektif, belirsiz ve takdire açık olmasıdır. Hangi suçların 'yüz kızartıcı' olduğunun toplumun ahlaki değer yargılarına göre değişebilmesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan 'belirlilik' ve 'öngörülebilirlik' ilkelerine aykırılık teşkil ediyordu. Ayrıca, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi toplum vicdanını derinden yaralayan bazı suçların bu kapsamda sayılmaması da eleştiriliyordu. Bu nedenle kanun koyucu, memuriyete engel suçları tek tek sayarak objektif bir kriter getirmiştir. Buna rağmen, Anayasa'nın 76. maddesi (milletvekili seçilme yeterliliği) gibi bazı kanunlarda bu tabirin hala yer alması, hukuki bir ikilik yaratmaktadır. Bu durum, 'kanunsuz suç ve ceza olmaz' ve 'kıyas yasağı' gibi ceza hukukunun temel ilkeleriyle çelişme potansiyeli taşımakta ve idari mercilere geniş takdir yetkisi tanıyarak hak kayıplarına yol açabilmektedir. (Kaynak: yuz-kizartici-suclar-nelerdir)