İş sözleşmesinin 'ikale' (bozma sözleşmesi) yoluyla sona erdirilmesi ile 'fesih' arasındaki temel hukuki farklar nelerdir? Yargıtay'ın ikale sözleşmesinin geçerliliği için aradığı 'makul yarar' ölçütünün, ikale teklifinin işçiden veya işverenden gelmesine göre nasıl farklılaştığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152064

Temel fark, işlemin tek taraflı veya iki taraflı olmasından kaynaklanır. Fesih, tek taraflı bir irade beyanıyla sözleşmeyi sona erdiren bozucu yenilik doğuran bir haktır. İkale ise, işçi ve işverenin karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesiyle oluşan bir sözleşmedir. Bu nedenle ikale durumunda işçi, kural olarak iş güvencesi hükümlerinden (örneğin işe iade davası açma hakkından) yararlanamaz. Yargıtay, özellikle işverenden gelen ikale tekliflerinde, işçinin iradesinin fesada uğratılmasını ve iş güvencesi hükümlerinin bertaraf edilmesini önlemek için 'makul yarar' ölçütünü aramaktadır. Bu ölçüt, işçiye yasal hakları olan kıdem ve ihbar tazminatlarına ek olarak, iş güvencesi tazminatına yakın bir miktarda ek bir menfaat sağlanmasını ifade eder. Teklifin işçiden gelmesi durumunda ise bu 'makul yarar' ölçütü işveren lehine daha esnek yorumlanabilir, çünkü işçinin kendisi ilişkiyi sonlandırmak istemektedir. (Kaynak: is-sozlesmesinin-ikale-yoluyla-feshi, Yargıtay 9.HD. 2015/22987 E, 2015/33603 K.)