Bir trafik kazasında, olay yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu sanık sürücünün kusursuz olduğu, ölen yayanın ise yaya geçidini kullanmayarak ve orta refüjdeki zincire takılarak kazaya asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu durumda sanık hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi ('suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması') uyarınca verilen beraat kararını neden isabetsiz bulmuş ve nasıl bir düzeltme yapmıştır? İki beraat türü arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #152062

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığın kusurunun bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken, 'yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı' gerekçesiyle beraat kararı verilmesini isabetsiz bulmuştur. Bu nedenle hükmü, CMK m. 223/2-c ('yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması veya kusur yeteneğini etkileyen bir halin varlığı') uyarınca 'Sanığın kusurunun bulunmaması' gerekçesiyle düzeltilerek onamıştır. İki beraat türü arasındaki fark şudur: CMK m. 223/2-e, fiilin sübutuna, yani sanığın eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediğine dair bir şüpheyi ifade eder. CMK m. 223/2-c ise fiilin sanık tarafından işlendiğini kabul eder, ancak failin kusurlu olmadığını (taksirli suçlarda kusurun olmaması gibi) belirtir. Somut olayda sanığın aracı kullandığı ve kazanın meydana geldiği sabittir, ancak kazanın oluşumunda sanığa atfedilecek bir kusur yoktur. Bu nedenle doğru beraat gerekçesi kusursuzluktur. (Kaynak: sanigin-kusurunun-bulunmamasi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2017/698 K. 2017/515)