5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi, 'yüz kızartıcı suçlar' olarak nitelendirilen suçlardan mahkumiyetin sonuçlarını nasıl etkilemektedir ve DMK m. 48/5 bu maddeye neden atıf yapmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #151997

TCK m. 53, kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, kişinin belirli hakları kullanmaktan (seçme ve seçilme, velayet hakkı, vakıf-dernek yöneticiliği, kamu görevi üstlenme vb.) yoksun bırakılmasını düzenler. Kural olarak bu yoksunluk, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar devam eder. Ancak, DMK m. 48/5, bu genel kurala önemli bir istisna getirir. Madde, 'Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile...' diyerek, saydığı katalog suçlardan (zimmet, hırsızlık, dolandırıcılık vb.) mahkum olanlar için hak yoksunluğunun 'süresiz' olacağını, yani memuriyet hakkının kalıcı olarak kaybedileceğini belirtir. DMK'nın TCK m. 53'e atıf yapmasının sebebi, bu genel kuralı (süreli hak yoksunluğunu) kendi düzenlediği suçlar açısından istisnai olarak kalıcı hale getirdiğini ve TCK'daki sürelere tabi olmadığını vurgulamaktır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/yuz-kizartici-suclar-nelerdir/)