Sosyal medya üzerinden işlenen bir 'şantaj' suçu (TCK m. 107), aynı zamanda 'özel hayatın gizliliğini ihlal' (TCK m. 134) veya 'tehdit' (TCK m. 106) suçlarını da oluşturabilir mi? Bu durumda ceza hukuku açısından nasıl bir yol izlenir?
Evet, oluşturabilir. TCK m. 107/2'de düzenlenen 'bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı tehdidinde bulunulması' şeklindeki şantaj suçu, özü itibarıyla özel bir tehdit biçimidir. Eğer açıklanacağı söylenen husus, kişinin özel hayatına ilişkin bir görüntü veya bilgi ise, bu eylem aynı zamanda 'tehdit' (TCK 106) ve 'özel hayatın gizliliğini ifşa etme tehdidi' (TCK 134'ün manevi unsuru) suçlarını da içinde barındırır. Bu durumda ceza hukuku açısından 'fikri içtima' kuralları (TCK m. 44) ve 'özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi devreye girer. Şantaj suçu, tehdit suçunun özel bir düzenlemesi olduğu için, fail genel tehdit suçundan değil, daha özel ve cezası daha ağır olan şantaj suçundan cezalandırılır. Yani, TCK m. 107, TCK m. 106'yı ve TCK m. 134'teki tehdit unsurunu kendi içinde eritir ve faile sadece şantaj suçundan ceza verilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/sosyal-medya-suclari/)