Metinde geçen Danıştay 1. Dairesi'nin 09.11.1983 tarihli kararı ile Danıştay 5. Dairesi'nin 17.03.1986 tarihli kararı, 'yüz kızartıcı suç' kavramının yorumlanmasında hangi iki zıt yaklaşımı temsil etmektedir?
Bu iki karar, 'yüz kızartıcı suç' kavramının yorumlanmasında dar ve geniş yorum yaklaşımlarını temsil etmektedir: - Danıştay 1. Dairesi'nin Kararı (Dar Yorum): Bu kararda, Devlet Memurları Kanunu'nun 48/5. maddesinde sayılan suçlar dışında bir suçun 'yüz kızartıcı suç' olarak kabul edilemeyeceği görüşü savunulmuştur. Bu yaklaşım, kanunda sayılan suçların sınırlı sayıda (numerus clausus) olduğunu kabul eder ve kıyasa izin vermez. Bu, hukuki güvenlik ve kanunilik ilkesine daha uygun bir yorumdur. - Danıştay 5. Dairesi'nin Kararı (Geniş Yorum): Bu kararda ise, kanun koyucunun sadece sayılan suçları değil, 'niteliği itibariyle yüz kızartıcı olan bütün suçları' amaçladığı belirtilmiştir. Bu yaklaşım, kanundaki sayımın örnekleyici olduğunu, 'gibi' edatından hareketle idarenin ve yargının, sayılmayan ancak nitelik olarak yüz kızartıcı kabul edilebilecek başka suçları da bu kapsama dahil edebileceğini kabul eder. Bu, idareye geniş bir takdir yetkisi tanıyan bir yorumdur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/yuz-kizartici-suclar-nelerdir/)