İkale sözleşmesi yapılırken, icabın (teklifin) işçiden veya işverenden gelmesi 'makul yarar' ölçütünün değerlendirilmesini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #151981

İcabın kimden geldiği, makul yarar ölçütünün değerlendirilmesinde önemli bir fark yaratır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/22987 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu durum somut olayın özelliklerine göre ele alınmalıdır: - İcap İşverenden Gelirse: Bu durumda Yargıtay, işverenin iş güvencesi hükümlerini bertaraf etme amacını taşıyabileceği şüphesiyle daha sıkı bir denetim yapar. İşçinin işe iade davası açma hakkından vazgeçmesi karşılığında, yasal haklarına (kıdem, ihbar) ilaveten 'ek bir menfaat' sağlanıp sağlanmadığına, yani makul bir yararının olup olmadığına özellikle bakar. Ek menfaat yoksa, ikalenin geçerliliği şüpheli hale gelir. - İcap İşçiden Gelirse: Eğer iş sözleşmesini sona erdirme teklifi işçiden geliyorsa (örneğin, başka bir iş bulması, emekli olmak istemesi, kişisel nedenlerle ayrılmak istemesi gibi), bu durumda işverenin işçiye ek bir menfaat sağlama zorunluluğu yoktur. İşçinin makul yararı, kendi isteğiyle ve kendi planları doğrultusunda işten ayrılmanın kendisidir. Bu durumda, sadece yasal haklarının ödenmesiyle yapılan bir ikale sözleşmesi genellikle geçerli kabul edilir. (Kaynak: ayboga.av.tr/is-sozlesmesinin-ikale-yoluyla-feshi/)