Ceza Muhakemesi Hukukunda 'gaip' kavramı, Medeni Hukuktaki 'gaiplik' (TMK m. 32) kavramından hangi temel yönleriyle ayrılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #151952

İki kavram arasında isim benzerliği olsa da, hukuki nitelikleri ve sonuçları tamamen farklıdır. Temel farklar şunlardır: 1) Hukuki Sonuç: Medeni Hukuktaki gaiplik (TMK m. 32), 'ölüm tehlikesi içinde kaybolma' veya 'uzun zamandan beri haber alınamama' durumlarında, kişinin ölümü hakkında kuvvetli bir olasılık varsa, mahkeme kararıyla kişiliğinin sona erdirilmesi (ölüm karinesi) sonucunu doğurur ve miras gibi hukuki ilişkileri düzenler. Ceza Muhakemesindeki gaiplik (CMK m. 244) ise, sanığa ulaşılamaması nedeniyle yargılamanın 'durdurulması' sonucunu doğuran usuli bir durumdur; sanığın kişiliği veya hayatta olup olmadığıyla ilgili bir karar içermez. 2) Amaç: Medeni Hukuktaki gaipliğin amacı, kaybolan kişinin malvarlığı ve hakları ile bu haklara bağlı olan diğer kişilerin durumunu hukuki bir çözüme kavuşturmaktır. Ceza Muhakemesindeki gaipliğin amacı ise, sanığın yokluğunda adil bir yargılama yapılamayacağı ilkesi gereği, sanığın savunma hakkını korumak ve maddi gerçeğe ulaşana kadar yargılamayı bekletmektir. 3) Koşullar: Medeni Hukukta gaiplik kararı için ölüm tehlikesinden sonra 1 yıl veya son haberden sonra 5 yıl gibi sürelerin geçmesi gerekir. Ceza Muhakemesinde ise böyle bir süre koşulu yoktur; sanığa ulaşılamaması yeterlidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/gaiplerin-yargilanmasi/)