Kadının, evlilik birliği içinde edindiği mallara ilişkin 'mal rejiminden doğan alacak hakkı'nı boşanma davasıyla birlikte ileri sürmesi ile ayrı bir dava olarak açması arasında usul hukuku açısından ne gibi farklar vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #151948

İki durum arasında usul hukuku açısından şu farklar vardır: - Birlikte Açılması: Kadın, boşanma davası dilekçesinde mal rejiminin tasfiyesi talebini de ileri sürebilir. Bu durumda mahkeme, boşanma davasını 'bekletici mesele' yapar. Önce boşanma hakkında karar verir ve bu kararın kesinleşmesini bekler. Boşanma kararı kesinleştikten sonra, aynı dosya üzerinden mal paylaşımı yargılamasına devam eder. Bu usul, genellikle daha pratiktir. - Ayrı Dava Olarak Açılması: Kadın, boşanma davası devam ederken veya boşanma kararı kesinleştikten sonra, mal rejiminin tasfiyesi için ayrı bir dava açabilir. Bu dava, boşanma davasından bağımsız bir esasa kaydedilir. Ancak, bu dava da boşanma kararının kesinleşmesine kadar bekletilir, çünkü mal rejiminin tasfiyesi ancak evliliğin sona ermesiyle mümkün olur. Mal rejimi tasfiyesi davası, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Her iki durumda da mal paylaşımı talebi için ayrıca nispi harç yatırılması zorunludur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/bosanma-davasinda-kadinin-haklari/)