Yoksulluk nafakasının kaldırılması sebepleri arasında sayılan 'haysiyetsiz hayat sürme' (TMK m. 176/3) kavramı, nafaka alacaklısının özel hayatına bir müdahale teşkil eder mi? Bu kavram nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #151927

Evet, 'haysiyetsiz hayat sürme' kavramı, nafaka alacaklısının özel hayatına bir müdahale niteliği taşır ancak bu müdahale kanundan kaynaklanmaktadır. Bu kavram, objektif ve toplumsal değer yargılarına göre genel kabul görmüş ahlak kurallarına aykırı, süreklilik arz eden ve toplumda olumsuz karşılanan bir yaşam tarzını ifade eder. Yargıtay içtihatlarında bu kavram, sadece tek bir eyleme değil, genel yaşam biçimine (örneğin, sürekli olarak farklı kişilerle birlikte yaşama, gayrimeşru ilişkiler kurma, toplum tarafından hoş karşılanmayan bir mesleği icra etme vb.) bakılarak değerlendirilir. Kavramın yorumlanmasında dikkat edilmesi gereken, nafaka yükümlüsü olan eski eşin onurunu ve saygınlığını zedeleyecek, onun bu nafakayı ödeme zorunluluğunu manen çekilmez kılacak bir durumun varlığıdır. Bu kavram, soyut ve yoruma açık olduğu için, uygulanırken keyfiliğe yol açmamak adına, kişinin özel hayatına saygı hakkı ile nafaka yükümlüsünün hakları arasında hassas bir denge gözetilerek ve somut olayın özelliklerine göre dar yorumlanmalıdır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/aldatma-zina-sebebiyle-bosanma-davasi/)