Zina sebebiyle boşanma davasında, Yargıtay'ın eşcinsel ilişkiyi zina olarak kabul eden ilk derece mahkemesi kararını onaması (E. 2016/6730), zina kavramının geleneksel tanımı açısından nasıl bir hukuki tartışma yaratmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #151926

Bu durum, zina kavramının tanımı ve kapsamı konusunda önemli bir hukuki tartışma yaratmaktadır. Geleneksel ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında zina, 'karşı cinsten' bir kişiyle cinsel ilişki olarak tanımlanmaktaydı. Eşcinsel ilişki, sadakat yükümlülüğünün ağır bir ihlali ve evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeni olarak kabul edilse de, 'zina'nın özel ve mutlak boşanma sebebi olarak unsurlarını (karşı cinsle cinsel birleşme) taşımadığı görüşü hakimdi. Ancak, metinde atıf yapılan kararda Yargıtay'ın, '...zina eylemi yönünden cinsel ilişkide bulunulan şahsın cinsiyetinin bir önem arz etmediği...' yönündeki ilk derece mahkemesi kararını onaması, bu geleneksel tanımın genişletildiği veya toplumsal ve hukuki anlayışın değiştiği şeklinde yorumlanabilir. Bu durum, zinanın artık sadece heteroseksüel cinsel ilişkiyle sınırlı olmadığı, sadakat yükümlülüğünü en ağır şekilde ihlal eden her türlü cinsel birleşmeyi kapsayabileceği yönünde bir içtihat değişikliğinin sinyali olarak görülebilir ve bu konuda doktrinde ve uygulamada tartışmalara yol açmıştır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/aldatma-zina-sebebiyle-bosanma-davasi/)