Yüz kızartıcı suç kavramının hukuk sistemindeki varlığı, ceza hukukunun temel ilkelerinden hangisiyle çelişki yaratmaktadır?
Bu kavramın, özellikle kanunlarda '...gibi yüz kızartıcı suçlar' şeklinde ucu açık ve yoruma dayalı bir şekilde kullanılması, ceza hukukunun en temel ilkelerinden biri olan 'kanunsuz suç ve ceza olmaz' (nullum crimen, nulla poena sine lege) ilkesi ve bu ilkenin bir sonucu olan 'kıyas yasağı' ile çelişki yaratmaktadır. Kanunilik ilkesi, hangi eylemlerin suç sayıldığının ve hangi hak yoksunluklarına yol açacağının kanunda açık, belirli ve öngörülebilir bir şekilde tanımlanmasını gerektirir. 'Yüz kızartıcı' gibi soyut ve toplumun ahlak anlayışına göre değişebilen bir kavramın veya 'gibi' edatıyla yapılan benzetmelerin, bir kişinin temel hak ve statülerini (memuriyet, seçilme hakkı vb.) kaybetmesine neden olması, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini zedelemektedir. Bu durum, idari ve yargısal makamların takdirine geniş bir alan bırakarak keyfiliğe yol açma riski taşır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/yuz-kizartici-suclar-nelerdir/)