Türk Medeni Kanunu'nun 407. maddesinde 12.03.2024 tarihinde yapılan değişiklikle, hapis cezasını infaz eden ergin bir kişinin kısıtlanması veya kendisine kayyım atanması usulü nasıl yeniden düzenlenmiştir? Eski düzenlemeden temel farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #151872

Yeni TMK m. 407, eski düzenlemedeki otomatik kısıtlama kuralını kaldırmıştır. Eski düzenleme, bir yıl veya daha uzun süreli hapis cezasına mahkum olan her erginin zorunlu olarak kısıtlanmasını öngörüyordu. Yeni düzenleme ise şu şekilde bir ayrım getirmiştir: 1) İsteğe Bağlı Kısıtlama/Kayyım Atanması: Cezası ne olursa olsun, ceza infaz kurumunda bulunan her ergin kişi, 'kendi isteği üzerine' kısıtlanabilir veya kendisine kayyım atanabilir. 2) Zorunlu Değerlendirme ve İsteğe Bağlı Olmayan Kısıtlama: Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezası alan bir ergin, isteği olmasa dahi, 'kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde' mahkeme tarafından kısıtlanabilir. Temel farklar şunlardır: Otomatik kısıtlama kaldırılmıştır, kısıtlama kural olarak kişinin talebine veya mahkemenin 'gereklilik' değerlendirmesine bağlanmıştır. Ayrıca, kısıtlamaya alternatif olarak daha esnek bir koruma olan 'kayyım atanması' seçeneği de getirilmiştir. Bu değişiklik, Anayasa Mahkemesi'nin eski maddeyi iptal gerekçeleriyle uyumlu olarak, daha ölçülü bir sistem kurmayı amaçlamaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/tutuklu-ve-hukumlu-kisilere-tebligat-usulu)