Rücuen tazminat davalarında müteselsil sorumluluk söz konusu olduğunda, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddeleri uyarınca hâkimin rücu hakkını ve kapsamını belirlemedeki rolü nedir?
Metinde açıklandığı üzere, 818 sayılı BK m. 50 (yeni TBK m. 62), birden çok kişinin ortak kusurlarıyla (tam teselsül) veya m. 51 (yeni TBK m. 62) uyarınca farklı hukuki sebeplerle (haksız fiil, sözleşme, kanun - eksik teselsül) aynı zarardan sorumlu olmaları halinde, zararı ödeyen sorumlunun diğerlerine rücu hakkını düzenler. Her iki durumda da kanun, 'Hâkim, bunların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve icabında bu rücuun şumulünün derecesini tayin eyler' diyerek hâkime geniş bir takdir yetkisi vermiştir. Hâkimin bu takdir yetkisini kullanırken temel aldığı ölçüt 'hakkaniyet'tir. Hâkim, rücu ilişkisini düzenlerken, birlikte sorumlular arasında adil bir denge kurmayı amaçlar. Bu dengeyi kurarken de özellikle sorumluların her birinin 'kusur' derecesini ve somut olayın diğer özelliklerini birlikte değerlendirerek rücu edilip edilemeyeceğine ve edilecekse bunun kapsamının (miktarının) ne olacağına karar verir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/rucuen-tazminat-davasi/)