Zina sebebiyle açılan bir boşanma davasında, davalının zina eylemini ikrar etmesi (kabul etmesi) tek başına boşanma kararı verilmesi için yeterli midir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #151846

Hayır, yeterli değildir. Metinde atıf yapılan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 10/09/2001 tarihli kararına göre, 'Mücerret tarafların ikrarına dayanılarak boşanmaya karar verilemez.' Boşanma davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden, hâkim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı değildir. Hâkim, tarafların ikrarı olsa dahi, ileri sürülen boşanma sebebinin (somut olayda zinanın) gerçekten var olup olmadığını re'sen araştırmakla yükümlüdür. Zina eyleminin başka delillerle (tanık beyanları, otel kayıtları, fotoğraflar vb.) ispatlanması gerekir. Tarafların sırf ikrarına dayanarak boşanma kararı verilmesi, anlaşmalı boşanma gibi görünen ancak aslında çekişmeli olan davalarda muvazaalı (danışıklı) işlemlere yol açabileceğinden, bu durum kamu düzeni ve aile kurumunun korunması ilkesi gereği engellenmiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/aldatma-zina-sebebiyle-bosanma-davasi/)