CMK m. 261'de yer alan 'avukatın, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak şartıyla kanun yollarına başvurabileceği' hükmü, küçük mağdurun vekili açısından nasıl yorumlanır?
Bu hüküm, küçük mağdur vekili açısından yorumlanırken, 'kişinin açık arzusu' ifadesi, ayırt etme gücü olmayan küçük için 'kanuni temsilcinin açık arzusu' olarak anlaşılmalıdır. Yani, kanuni temsilci açıkça 'temyiz edilmesini istemiyorum' demediği sürece, vekil mağdurun yararına olduğunu düşündüğü kanun yoluna başvurabilir. Asıl olan, kanuni temsilcinin iradesidir ve vekilin bu iradeye aykırı hareket etmemesi gerekir. (CGK-K.2022/786)