İş kazası sonucu sakatlanan bir işçiye, manevi tazminat belirlenirken, bu tazminatın taraflar için bir 'zenginleşme aracı' olmaması ilkesi ne anlama gelmektedir?
Bu ilke, manevi tazminatın amacının, zarar görenin malvarlığındaki bir eksilmeyi gidermek veya onu zenginleştirmek olmadığını ifade eder. Manevi tazminatın temel amacı, iş kazası nedeniyle işçinin yaşadığı bedensel ve ruhsal acıyı, elemi, ıstırabı ve yaşam zevkindeki azalmayı bir nebze olsun dindirmek, ona bir manevi tatmin sağlamaktır. Bu nedenle, hakim tazminat miktarını belirlerken, işçinin uğradığı manevi zararı hafifletecek, hakkaniyete uygun bir miktar takdir etmelidir. Miktarın, olayın özellikleriyle orantısız bir şekilde çok yüksek belirlenerek, işçiyi adeta bir 'ödül' almış gibi zenginleştirmesi, manevi tazminatın amacına aykırı olur. Hakim, bu dengeyi kurarken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını da göz önünde bulundurur.