TCK m. 26/2'ye göre, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda mağdurun rızası neden bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #151048

Bunun temel nedeni, TCK m. 26/2'nin rızanın geçerli olabilmesi için 'kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakka' ilişkin olması şartını aramasıdır. Cinsel dokunulmazlık hakkı, kişinin vücut bütünlüğü ve cinsel özgürlüğü ile ilgili olup, kamu düzeni ve genel ahlakla da yakından ilişkilidir. Bu nedenle, hukuk düzeni tarafından mutlak surette tasarruf edilebilir bir hak olarak görülmemektedir. Ayrıca, kanun koyucu, özellikle çocukları korumak amacıyla, cinsel suçları düzenleyen TCK m. 103 ve 104'te yaşa dayalı kesin sınırlar getirmiştir. Örneğin, 15 yaşını tamamlamamış bir çocuğun cinsel bir eyleme rıza göstermesi, kanun tarafından mutlak olarak geçersiz sayılmıştır. Bu, çocuğun rıza açıklama ehliyetinin olmadığının kanuni bir karinesidir. Dolayısıyla, bu suçlarda mağdurun rızası, fiili hukuka uygun hale getirmez.