Bir davanın 'belirsiz alacak davası' olarak açılabilmesinin temel koşulu nedir? İş kazası tazminat davaları neden genellikle bu koşulu karşılar?
Bir davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesinin temel koşulu, HMK m. 107'ye göre, 'davanın açıldığı tarih itibarıyla alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafından belirlenmesinin kendisinden beklenemeyecek olması veya bunun objektif olarak imkânsız olması'dır. İş kazası nedeniyle talep edilen maddi (sürekli iş göremezlik) tazminat davaları, bu koşulu tipik olarak karşılar. Çünkü tazminat miktarının hesaplanabilmesi için; yargılama sırasında mahkemece tespit edilecek olan kusur oranları, SGK veya Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak maluliyet oranı raporu ve bu verilere göre yapılacak detaylı bir aktüerya (hesap) bilirkişisi incelemesi gerekmektedir. Davacı, dava açarken bu unsurları tam ve kesin olarak bilemeyeceği için, alacağın miktarını da belirlemesi kendisinden beklenemez.