Bir ceza davasında, katılan vekili olarak baro tarafından görevlendirilen avukatın, CMK m. 261 uyarınca kanun yollarına başvurma yetkisinin sınırı nedir? Kanuni temsilcinin iradesi bu yetkiyi nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #151024

CMK m. 261, avukatın (müdafi veya vekilin), 'müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak şartıyla' kanun yollarına başvurabileceğini düzenler. Bu hüküm, vekilin yetkisinin asilin iradesiyle sınırlı olduğunu gösterir. Katılma hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı olduğundan ve ayırt etme gücü olmayan küçük adına bu hakkı kanuni temsilci kullandığından, baroca atanan vekilin yetkisi de dolaylı olarak kanuni temsilcinin iradesine bağlıdır. Eğer kanuni temsilci, davaya katılmaktan veya verilen karara karşı kanun yoluna gitmekten açıkça vazgeçmişse, vekilin bu açık arzuya aykırı olarak tek başına temyiz veya istinaf başvurusunda bulunması CMK m. 261'e aykırı olur. Vekilin görevi, temsil ettiği kişinin haklarını onun iradesi doğrultusunda korumaktır, onun iradesinin yerine geçmek değildir (CGK-K.2022/786).