Haksız tahrik altında işlenen suçlarda, 765 sayılı TCK'da yer alan 'ağır-hafif tahrik' ayrımının, 5237 sayılı TCK'da kaldırılmış olmasının, hakimin ceza indirimi oranını belirlemedeki yetkisine etkisi ne olmuştur?
765 sayılı TCK'da, tahrikin şiddetine göre 'ağır tahrik' ve 'hafif tahrik' şeklinde ikili bir ayrım vardı ve kanun indirim oranlarını bu ayrıma göre sabit olarak belirliyordu. 5237 sayılı TCK, bu ayrımı kaldırarak hakime daha geniş bir takdir yetkisi tanımıştır. TCK m. 29'a göre, süreli hapis cezalarında indirim oranı 'dörtte birinden dörtte üçüne kadar' (1/4 ile 3/4 arası) olarak belirlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/43 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu değişiklikle birlikte hakim, artık olayın özelliklerine göre bir değerlendirme yapmakla yükümlüdür. Hakim, haksız tahriki oluşturan fiilin niteliği, ağırlığı, işleniş şekli, failin iradesi üzerindeki etkisi gibi somut durumları göz önüne alarak, bu iki sınır arasında hakkaniyete uygun bir indirim oranı belirlemelidir. Bu, cezanın bireyselleştirilmesi ilkesine daha uygun bir düzenlemedir.