Metnin yazarına göre 'gerçek eşitlik' nedir ve bu kavramı 'hukuk önünde eşitlik' ve 'yargıya güven' ile nasıl ilişkilendirmektedir?
Metnin yazarına göre 'gerçek eşitlik', sadece kanun metinlerinde yazan soyut bir ilke değildir. Gerçek eşitlik; 'insanın evinde huzurlu uyuması, işyerinde rahat çalışması, yanlış yapmadıkça kamu otoritesinin kendisine dokunmayacağını, yanlış yapanın ise korunmayacağını bilmesi ve bunlara inanması' olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım, gerçek eşitliği doğrudan 'hukuk güvenliği hakkı' ve 'yargıya güven' ile ilişkilendirir. Yazar için gerçek eşitlik, kuralların keyfi olmaması, bu kurallara herkesin uyması ve uymayanlar hakkında yaptırımların ayrım gözetilmeksizin, yani 'eşit' bir şekilde uygulanmasıdır. Bu durum, adil yargılanma hakkının ve demokratik hukuk devletinin temel direği olarak görülmektedir.