4857 sayılı İş Kanunu'nun 3. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, muvazaalı alt işverenlik ilişkisinin tespitine ilişkin bir davada Yargıtay tarafından verilen bozma kararının hukuki niteliği nedir? İlk Derece Mahkemesi bu karara karşı direnebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/9-311 sayılı kararı ve ilgili Anayasa Mahkemesi içtihadı ışığında açıklayınız.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 3. maddesinin ikinci fıkrası, 'Mahkemece verilen kararın temyizi halinde Yargıtay altı ay içinde kesin olarak karar verir.' hükmünü amirdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/9-311 E., 2024/69 K. sayılı kararında bu hüküm ele alınmıştır. Karara göre, Yargıtay Özel Dairesi tarafından bu tür bir davada verilen karar 'kesin' niteliktedir. Bu kesinliğin anlamı, mahkemenin bu karara karşı direnemeyeceğidir. YHGK, bu sonuca varırken Anayasa Mahkemesi'nin 08.04.2015 tarihli ve 2013/1015 E. sayılı kararına atıf yapmıştır. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay'ın yargılamayı hızlandırma amacıyla işin esasına girerek kesin karar vermesinin adil yargılanma hakkını ihlal etmediğini belirtmiştir. Dolayısıyla, İlk Derece Mahkemesi'nin, İş Kanunu m. 3/2 uyarınca Yargıtay tarafından verilen kesin nitelikteki bir bozma kararına direnmesi usul ve yasaya aykırıdır.