Ceza Genel Kurulu'nun 2015/428 sayılı kararında, 15 yaşından küçük çocuklara karşı işlenen 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçu ile 'cinsel istismar' suçu arasında, mağdurun rızasının geçerliliği açısından nasıl bir ayrım yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #150872

Kararda, kanun koyucunun cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda mağdurun yaşına özel bir önem atfettiği, ancak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda böyle bir yaş sınırı getirmediği belirtilmiştir. Bu ayrımdan hareketle Kurul, şu sonuca varmıştır: - **Cinsel İstismar Suçu (TCK m. 103):** Kanun, 15 yaşını tamamlamamış çocuğun cinsel konulardaki rızasını mutlak olarak 'geçersiz' saymıştır. Bu nedenle rıza, hiçbir şekilde hukuka uygunluk nedeni olamaz. - **Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu (TCK m. 109):** Bu suçta, 15 yaşından küçük çocuğun rızası, eylemin meşru bir amaca yönelik olup olmadığına göre değerlendirilir. Eğer failin amacı meşru ise (örneğin çocuğun kaybolmaması için onu güvenli bir yere götürmek), çocuğun rızası geçerli olabilir. Ancak, failin amacı kanuna, adaba veya genel ahlaka aykırı ise (örneğin cinsel amaçla veya başka bir suç işlemek için çocuğu alıkoymak), bu durumda 15 yaşından küçük çocuğun rızası hukuken 'geçersiz' kabul edilir ve fiil, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur. Somut olayda sanığın, mağdureyi rızasıyla kaçırıp arkadaşının evine götürmesi, kanuna ve ahlaka aykırı bir amaç taşıdığından, mağdurenin rızası geçersiz sayılmıştır.