HMK m. 52, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanların davada yasal temsilcileri tarafından temsil edileceğini düzenler. Dava sırasında davacının kısıtlandığı ve kendisine vasi atandığı anlaşılırsa, mahkemenin vasinin davaya katılımını sağlamadan yargılamaya devam etmesi mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #150864

Hayır, mümkün değildir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/1975 E. sayılı kararında açıkça belirtildiği gibi, dava ehliyeti bir dava şartıdır ve davanın başından sonuna kadar varlığını sürdürmelidir. Yargılama sırasında taraflardan birinin kısıtlanarak kendisine vasi atanması, o tarafın dava ehliyetinin yasal temsilcisi aracılığıyla kullanılacağı anlamına gelir. Bu durumda mahkeme, atanan vasiye davayı ihbar etmeli (bildirmeli) ve vasinin TMK m. 462/8 uyarınca vesayet makamından (Sulh Hukuk Mahkemesi) 'husumete izin kararı' alarak davaya katılımını sağlamalıdır. Bu usuli gereklilik yerine getirilmeden, yani kanuni temsil eksikliği giderilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlali olup, kararın bozulmasını gerektirir.