Bir davanın taraflarından birinin kişilik veya niteliğinde değişiklik olduğunda (örneğin ölüm), mahkemenin İYUK m. 26/1 uyarınca verdiği 'dosyanın işlemden kaldırılması' kararının nihai bir karar olmadığını ve temyiz edilemeyeceğini belirten Danıştay kararına göre, bu durumun istisnası veya yarattığı sorun nedir?
Danıştay 9. Dairesi'nin 2010/2948 E. sayılı kararına göre, dosyanın işlemden kaldırılması kararı kural olarak nihai bir karar değil, yargılamayı durduran bir ara karardır ve tek başına temyiz edilemez. Ancak kararda, uygulamada mahkemelerin bu kararları 'nihai karar gibi' tesis edip, bir karar numarası vererek dosyanın esas kaydını kapattıklarına dikkat çekilmiştir. Bu durumda karar, şeklen nihai bir karar görüntüsü kazanmaktadır. Kararın azlık oyunda ise, bu şekilde karar numarası alarak verilen işlemden kaldırma kararlarının aslında nihai karar niteliğinde olduğu ve bunlara karşı itiraz veya temyiz yolunun kapalı olmasının hukuka aykırı olduğu savunulmuştur. Dolayısıyla, bu kararların ara karar niteliği taşıması temel kural olmakla birlikte, mahkemenin uygulaması nedeniyle ortaya çıkan bu fiili durum, kanun yollarına başvuru açısından bir belirsizlik ve sorun yaratmaktadır.