Miras bırakanın, çocuklarından biriyle yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesi, sırf bu nedenle diğer mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıdığı şeklinde yorumlanabilir mi?
Hayır, tek başına bu durum muvazaa olarak yorumlanamaz. 'olunceye-kadar-bakma-sozlesmesi' başlıklı makalede de açıklandığı gibi, kanunda, mirasçı olabilecek kişilerle ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılmasını engelleyen bir hüküm yoktur. Bir çocuğun, yaşlı veya hasta olan ebeveynine bakması ahlaki bir görev olduğu gibi, bu bakımın bir sözleşmeyle hukuki güvence altına alınması da mümkündür. Önemli olan, tarafların gerçek iradesinin, bakım ve gözetim karşılığında bir malvarlığı devri olup olmadığıdır. Eğer bakım borçlusu olan çocuk, sözleşmeden doğan bakım ve gözetim yükümlülüklerini fiilen ve gereği gibi yerine getirmişse, sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilir. Diğer mirasçıların muvazaa iddiasında bulunabilmesi için, sözleşmenin görünürdeki amacının bakım değil, asıl amacının kendilerini mirastan mahrum bırakmak olduğunu somut delillerle (örneğin bakımın hiç yapılmadığı, miras bırakanın bakıma ihtiyacı olmadığı halde tüm malvarlığını devrettiği vb.) ispatlamaları gerekir.