Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2656 E. sayılı kararında, fotoğraf çekimi hizmetiyle ilgili bir davada, iki kişilik bilirkişi heyetinin raporu neden hükme esas alınmamıştır? Heyetteki bilirkişilerin farklı görüşlere sahip olmasının sonuca etkisi nedir?
Kararda raporun hükme esas alınmamasının iki temel nedeni vardır: 1. **Usule Aykırılık:** HMK m. 267, bilirkişi kurulunun 'tek sayıda' kişiden oluşmasını emreder. İki kişilik bir heyet oluşturulması, bu emredici kurala aykırıdır ve tek başına bozma nedenidir. 2. **İçerik Yetersizliği ve Çelişki:** İki kişilik heyetteki bilirkişiler farklı görüşlere sahiptir. Asıl raporu ve ek raporu veren bilirkişinin görüşlerinin kendi içinde de çelişkili olduğu, kanaat verici ve denetime elverişli olmaktan uzak olduğu tespit edilmiştir. Mahkemenin, birbiriyle ve kendi içinde çelişkili, yetersiz bir rapora dayanarak hüküm kurması mümkün değildir. Bu durumda mahkemenin yapması gereken, HMK'nın ilgili maddeleri uyarınca yeni ve tek sayılı (örneğin üç kişilik) bir bilirkişi kurulu oluşturarak, çelişkileri gideren, denetime elverişli yeni bir rapor almak ve sonucuna göre karar vermektir. Bu yapılmadan davanın reddedilmesi hatalı bulunmuştur.